Allah’ım! Ne güzel şey temizlenmek!!!!
Pazar günü hamama gittik.
Sabahın 8 buçuğunda. İçerde kimse yok. Bi biz, bi de göbek taşı. Peştamellerimizi de aldık; terledik, terledik… Önce birbirimizden utanıyorduk, fakat sonra, az evvel içerde iç çamaşırlarıyla oturan bir kadının yüzüne ağda yapan iri yarı kadın keseye gelince… Baktım, aman aman o da ne? Çıplak bir kadın, elinde keseyle bana doğru geliyor! (Az evvel giyinikti!) “Ben kendi kesemi versem?” dedim, “Kesen güzelse olur yavrum” dedi. Ama yok, benim kesem kadının baş parmağına ancak olurdu; hemmen sakladım o zavallı keseciği. Zaten çıplağım, bir de üzerime güldürtmeyeyim kadını. Neyse, yattım göbek taşına. “Benim cildim hassastır, kızarır, kabarır çabucak” dedim, “Acırsa söyle,” dedi. Of of… “Epeydir gelmiyordun galiba keseye” dedi sonra da!!!! “Eee, yok, kocam keseliyor da!”
Arkasından köpük masajı…
Arkasından sıcak – soğuk sularla yıkanmalar, arınmalar…
Arkasından Cihangir’de enfes kahvaltı….
Arkasından kızı da alıp bağ bahçelik yerde kahve ve salıncak…
Hayat bazen güzel olabiliyor!
Bundan böyle on beşte bir hamamdayım. Gittim, bi tane daha peştemal aldım; sefam olsun!
Mayıs 5, 2009
Hamam
Yorum yapın »
Henüz yorum yapılmamış.
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.